Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

EBEDİ HAYAT(AHİRET)

EBEDİ HAYAT(AHİRET)
Kıymetli okuyucularım çok istismar edilen hakkında çok asılsız hikayeler hurafeler. uydurulan israiliyetın çokca girdiği doğru ile yanlışın birbirine karıştığı .Çok önemli olan bir konuyu yazaeken sizinde farkedeceğiniz gibi her zaman olduğu gibi ayetlerden ve muttegun aleyh olan yani sahih olan hadislerin eişiğinde çok teferrruata kaçmadın, gücüm yettiğince az ve öz olarak bu konuyu işlemek isted…im.Fakat takdir edersinizki ciltler dolusu kitapların yazıldığı sadece kuran-ı kerimde yüzlerce ayetin bulunduğu insan hayatının en önemli safhasını bir iki satırla geçiştirmekle mümkün değildir.Konu başlıkları şunlar olacaktır. sıra gözetmeden yazıyorum. Mizan,mahşer,kabir(berzah),kevser,ölüm,ahiret,amel defteri,sura üfürme,sırat köprüsü,cehennem,cennet,hesap,azp,azrail,naziat,israfil,münker ve nekir,meyyit,mezarlık,ağıt,kiramen katibin,şahitler,şefaat,mehdi,deccal,dabbetül arz,yecüc mecüc,isanın inişi,v.b. Allah(cc) dünya hakkında şöyle buyurur.(hadid.20)”Bilinki dünya hayatı ancak bir oyundur.bir eğelencedir.bir süstür.aranızda bir öğünüştür.Mallarda ve evlatlarda bir çoğaiıştır.. bunun misalinebat ekicilerin hoşuna giden bir yağmur gibidir.sonra o kururda sen sapsarı bir hale getirilmiş görürsün. sonrada bir çörçöp olur.. Ahirette çetin azap vardır.allahtan mağfiret ve rıza vardır.Dünya hayatından faidelenmek bir aldanış faidelenmesinden başka bir şey değildir.”(ali imran.14)”Kadınlara oğullara ,yığın yığın biriktirilmiş altınve gümüşe salma ve güzel atlara hayvanlara ekinlere olan aşırı sevgi insanlar için bezenip süzlenmiştir.Bunlar dünya hayatının geçici bir faidesidir.allaha gelince nihayet dönüp varacak yerin bütün güzelliği onun nezdindedir.”(ankebut 64)”Bu dünya hayatı bir oyundan bir eğlenceden ibarettir.Ahiret yurduna gelince şüphe yokki o asıl hayatın ta kendisidir.bunu bilmiş olsalardı.” Sayın okurlarım Dünya hayatının geçici olduğu kalıcı olan hayatınahirette olduğu dünyanın geçici ahiretin sonsuz olduğu ve dünya hayatına fazla önem vermemek gerektiği ahirete hazırlık yapmak gerektiği zühd sahibi olmak gerektiğine dair birçok ayeti kerime ve birçok hadisi şerif mevcuttur.Akıllı olan insan bu geçici dünya için çalıştığı kadar en az onun kadar çalışmak gerektiğini unutmaz
ÖLÜM: Ruhun bedenden ayrılması olayı ölüm insan varlığı için bir alemden öteki aleme geçmesidir. Bu anlamda ölüm yok olmak değil şekil ve mekan değiştirmektir. maddi alemden ruhani aleme geçiş yapmaktır. ölüm uyuyan bir inasanın rüya alemine benzer. Nasılki insan yatağında yatarken rüyasında hertürlü zevki ve…ya her türlü çileyi çektiği halde bedeni yatakta yatmakta ise öldükten sonra da azap gören veya herçeşit konforu ve rahatlığı yaşayan cest değil ruhu dur. bize anlatılan yılan çıyan hikayeleri izafidir yoksa cesetle alakalı değildir. Öyle olsa toprağa gömdüğümüz cesetleri sağlam su geçirmez yılan çıyan girmez çürümez çelikten yapılmış tabutlarla göneriz böylece cesede yılan çıyan giremezdi veya toprağa gömmez bir depoda mesela morgda saklardık öyle değilmi.? işte berzah yani kabir alemi hakkında yanlış olan bilgilerden biri budur.Kaldıki yanıp kül olan cesedin neresi yiyecek yılan çıyan öyle değilmi yanan ceset o zaman azaptan kurtulması lazım değilmi. Doğrusu uyuyan adam ın vucudu nasıl yatakta iken rüyasında çok büyük mutluluklar yaşayabilmekte her yeri gezebilmekte veya çok acılar çekebilmekte ama yatakta yatan vucut yerinde durmaktadır. Sayın okurlarım Allahtan başka herşey yok olacaktır.işte ayetler(rahman.26-27)”Yeryüzünde bulunan her canlı yok olacaktır.Ancak azamet ve ikram sahibi olan Allah baki kalacaktır.”(Enbiya.35)”Her canlı ölümü tadıcıdır.Sizi bir imtihan olarak hayır ile ve şer ile deniyoruz.sonra bize döndürüleceksiniz.” Bu ayetlerden açıkca analaşıldığı gibi bütün canle cansız,cismani ruhani her yaratılan şey yok olacak baki olan Allah yok olmayacaktır. Allah(cc) acaba neden bizi dünyaya getiriyor ve sonra öldürüyor bu sorunun cevabı işte bu ayettir.(Mülk.2)”O(Allah(cc) hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek için hayatıda ölümüde takdir edip yaratandır.” İlerdede geleceği gibi demekki bizim dünyaya getiriliş amacımız imtihandır. imtihanda iyi not alan mükafatlandırılıp cennete gidecek imtihanda başarılı olamayanlar ise cezalandırılıp cehenneme gireceklerdir. Ne kadar ölümden kaçılırsa kaçılsın ölümden kurtuluş yoktur.işte ayetler(nisa.78)” Nerede bulumursanız bulunun tahkim edilmiş yüksek kalalerde bile bulunsanız ölüm sizi bulur.”(kaf.19)” Birgün bakarsın ki ölüm baygınlığı gerçek olarak gelmiş işte bu senin kaçıp durduğun şey denilmiştir.(Bakara.243) Binlerce kişinin ölüm korkusuyla beldelerini terkettiklerini görmedinmi?Allh(cc) onlara ölün dedi sonrsda kendilerini diriltti.”(Aliimran.154)” Şöyle de siz evlerde olsaydınız bile üzerlerine ölüm yazılmış olanlar yine şüphesiz öldürülülecekleri yöne çıkp giderlerdi.” bu ayetle alakalı şöyle bir hikaye anlatılır. Hz süleyman devrinde bir adam telaşla gelir derki ey allahın resulu ne olur şu rüzgara emret beni çok uzak bir yere göndersin niçin diye sorduğunda azrail beni orda bulmasın der hz süleyman adamı yemene gönderir az sonra azrail gelir derki demin yemene gönderdiğin adamın canını aldım da geldim . hz süleyman derki iyi ama o senden kaçmıştı azrail de derki benim onun canını yemende almam emredilmişti. halbuki adam az önce senin yanında idid Allah(cc9 seni vasıta kıldı yemene gönderdin gereken yerde gereken zamanda canını almış oldum. Evet kıymetli dostlar. Ölümden kaçış yok. MEYYİT: Ölü ,ölmüş insan anlamındadır. meyyit henüz yıkanıp temizlenmeden önce yatakta serilmiş olan ölüyü ifade eder. Cenaze ise yıkanıp kefenlenmiş tabutla götürülen naaşı ifade eder. Cenaze ölüm anından defin anına kadar yapılan cenaze merasimini ifade eder. Dinimizde ölüye karşı dirilerin bazı görevleri vardır.Bu görevlerin yapılmasını Resullah teşvik etmişlerdir. Bu konularla ilgili olarak bi…rçok Hadisi şerif vardır. Bir insan ölünce gözleri kapatılır.Çenesi bağlanır.elbise ve içi çamaşırları çıkarılarak bir tahta veya teneşir üzerine yatırılır.Üzerine bir örtü çekilir.Şişmemesi için üzerine demir parçası konur.Elleri yan tarafa indirilir.ölünün yanında güzel kokulu birşey bulundurulur.Sonra yıkanıp kefenlenir. Cenaze namazı kılındıktan sonra kabre defnedilir. Cenaze yıkanmadıkça bulunduğu yerde Kuran-ı kerim okunmaz.Cünüp olanın ay hali görmekte bulunan veya lohusa olan kadının cenazenin yanında bulunması doğru değildir.HADİS:”peygamberimiz (sav) ölüm ve benzeri bir felaketle karşılaşan kişilerin sabretmelerini dua ile Allaha sığınmalarını tavsiye etmiş ve şu ayeti okuyunuz demiştir.(bakara.156)”(ellezine iza esabethum musibetungalu innalillahi veinnaileyhi raciğun)”O sabredenler kendilerine bir bela geldiği zaman . Biz Allahın kullarıyız ve biz ona döndürüleceğiz derler.” işte Peygamberimiz bu ayeti okurdu ve bizede okumamızı tavsiye ederdi.(buhari.cenaiz.162) Ölünün yüzünün açılması ve öpülmesi caizdir.Nitekim hz. ebu bekir peygamberimizin cenazesini öpmüş ve ağlamıştır.(Buhari cenaiz.12) İslamın yasakladığı ve islmdan önce çok revaçta olan bağırıp çağırarak Allaha karşı yakışıksız sözler söyleyerek. saçını başını yolarak ağlamaktır.(şevkani neybül evtar.4)Ölüye karşı yapılması gereken görevlerden biriside onu yıkamak ve kefenlemektir.Çünkü Resulullah (sav) Ölülerin yıkanmasını ve kefenlenmesini emretmiştir. Ve yıkamanın ve kefenlemenin nasıl yapılacağını ayrıntısı ile anlatmıştır. Müçtehitler ölünün yıkanmasının ve kefenlenmesinin farzı kifaye olduğunda ittifak etmişlerdir.Ölünün borçlarını cenaze namazından önce ödemek sünnettir.(ibni kudame el muğni .2.337 şevkani 4.23-26) Ölülerin cenaze namazını kılmakta ittifakla farzı kifaye olduğu kabul edilmiştir. Namaz kılındıktan sonra onu mezara kadar taşımak görevdir.Cenazeye katılmanında 3 derecesi vardır.Bunların birisini yapan görevini yerine getirmiş olur.Ancak üçünü birden yapmak çok büyük sevaptır.Bu dereceler şunlardır. 1-Cenaze namazını kılıp ayrılmak 2- Cenaze namazına ve defnedilinceye kadar olan hizmetler katılmak 3- Definden sonrada kabrin başında bir süre bekleyip dua ve istğfar ile meşgul olmak (ibni kydame el muğni 2. 353) Cenaze merasimine katılanların ,ölümü ,ahireti ,ve Allahın yüceliğini düşünmeleri sukuneti muhafaza etmeleri dünyevi meseleleri konuşmamaları ,gülmemeleri,bu edebin icabıdır.(İbni kudame.2.354) Cenazeyi görünce ayağa kalkma meselesine gelince lehte ve aleyhte hadisler vardır.Buna göre kalkmak meşrudur. İyi olur denilebilir.((ayni ümtadül kari 4-118)HADİS: ”Son sözü lailahe illalah olan cennete girer(müslim. cenaiz 1-2) Sayın okurlarım ölü kabre girip herkes çekilip tek başına kalınca dirilecek hatta kafası tahtaya vuracak korkudan tekrar ölecek gibi efsaneler var baştanda söylediğim gibi ölü ve kabir üzerine çok efsane var. çok israiliyat var. Bir kere ikinci diriliş kabirde değil mahşerde olacaktır.İlerde bu konu i…şlenecektir. Şöyle anlatılsa doğru olabilir. Ölen kişi öldükten sonra başkası ölmüş gibi kendini izler. Ölenin kendisi olduğunu bir türlü kabullenemez. Babasını,annesini, kardeşini, ve bir çok yakınını kaybeden birisi olarak biliyorum ki Yakını ölenler de aynı psikoloji içindedir yani gözünün önünde yakını defnedilirken bir türlü kabullenemez. Psikolojik bir olaydır. bu belkide şok dedikleri olay budur.Zaman sonra yakınınızı kaybettiğinizi kabullenmeye başlarsınız. İşte ölen bir kimse de kendisinin öldüğünü zaman sonra mesela münker ve nekir sual sormaya başlayınca farkına varabilir. böyle söylense mantıklı olabilir ama ölü kabre girdiğin de dirilecek hatta kalkmaya çalışacak kafası tahtaya vuracak demek saçmalıktır. Adam yandı kül olduysa kafasını nereye vuracak, denizin dibindeyse kafasını nereye vuracak öyle değilmi.?Sayın okuyucularım insanın 3 türlü haytı vardır.1-dünya hayatı2-Kabi(berzah9hayatı3-Ahiret hayatı Kainatta bulunan herşey yok olacaktır herkes ecel zamanı geldiğinde ölecektir. Bu zamanı geri veya ileri almak mümkün olmayacaktır. işte ayet(Nahl.61)”(feiza cae eceluhum layeste2hirune sağeten velayestgtimun)”Ecelleri geldiği zaman ise onlar ne bir an geri kalabilriler nede öne geçebilirler.” Bu ayettende açıkça görüleceği gibi ecel geldiği zaman bunu geciktirmek mümkün değildir.Dünyanın bütün doktarları bir araya gelseler.Bir insanın ölümünü bir saniye dahi geciktiremezler. Efendim doktora gitseydi ölmeyecekti Büyük hastanede bakılsa ölmeyecekti amliyat olsa ölmeyecekti,bütün bunlar boş bir kuruntudan ibarettir. Atasözünde söylendiği gibi ecel gelmiş baş ağrısı bahane. Bu demek değildirki hasta olanı ölüme terkedelim hastaneye götürmeyelim ilaç vermeyelim elbette elimizden geleni yapacağız ancak biz elimizden geldiğini yaptıktan sonra Allaha havale edeceğiz bunu demek istiyoruz. Eğer ölümü geciktirmek mümkün olsaydı tarihteki bunca krallar bunca peygamberler. ölmezlerdi Ve ölüm kötü birşey olsa idi Allah(cc) en çok sevdiği kulunu 63 yaşında yanına almazdı demekki ölüm çok kötü bir şey değil. Herkesin ne zaman ve nerede öleceği levhi mahfuz da yazılmıştır. ve asla değişmez. Sayın okurlarım ölüm anında herkes aynı şekildemi can verecektir. ençok merak edilen soru budur. ölüm anında azrail müslüman olanların canını çok kolay bir şekilde alacak kafirlerin ise canını ona eziyet ede ede alacaktır. işte ayetler.(naziat.2)”(vennaziati neşta)”Müminin canını yağdan kıl çeker gibi kolaylıkla çıkaran meleklere andolsun.” bu ayet nazil olunca sahabiler ya resulullah ölümün şiddetinden siz bile korkarken nasıl oluyorda insanın canı bu kadar kolay çıkıyor. Hatta mümin canının çıktığının farkına bile varmaz buyuruyorsunuz diye sorduklarında peygamberimiz(sav) onlara şu cevabı vermiştir.HADİS;Aradığınız cevap yusuf suresindedir.Bu surede emirin kölesi olan hz. yusufun güzelliğine Emirin karısı züleyha vurulmuş ona aşık olmuştu. Züleyhanın arkadaşı olan kadınlar Züleyhanın dedikodusunu yapıyor. koskoca emirin karısı kölesine aşık olmuş diye onu eleştiriyorlardı. Bunun üzerine züleyha bu kadınları çay partisine çağırır. her birinin eline bire elme ve birer bıçak vererek soyup yemelerini ister.Kadınlar tam elmaları soyarken. hz yusufu karşılarına çıkarır. Hz yusufun o eşsiz güzelliğine vurulan bu güzellik karşısında herşeyi unutan kadınlar o kadar etkilenirlerki elmayı soyalım derken ellerinibıçkla keserlerde farkına varmazlar. işte ölüm anında mümin kendisine gösterilen cennetin ve büyük nimetlerin güzelliği karşısında o kadar sevinecek o kadar şaşıracakki ölüm acısını hissemiyecek canının çıktığının farkına bile varamıyacaktır.” Sayın okurlarım yusuf ve züleyha olayı kuran-ı kerimde şöyle geçer.(yusuf.31)”Kadınların kendisini yermesini işitince onları davet etti ; koltuklar hazırladı geldiklerinde her birine bıçak verdi. Yusufa yanlarına çık dedi.Kadınlar yusufu görünce şaşırıp ellerini kestiler. Ve allahı tenzih ederiz . ama bu ins…an değil ancak çok güzel bir melektir dediler.”
HADİS:Bir cenaze esnasında peygamberimiz(sav) şöyle buyurdu.”Mümin kul dünydan ayrılıp ahiret yolculuğuna çıkarken gökten güneş gibi etrafa ziye saçan bembeyaz yüzlü melekler inerler.Ellerinde cennet kefenlerinden çok güzel bir kefen ve cennet kokularından çok güzel bir koku bulunur.Sonra azrail son derece güzel bir kıyafet ve şekilde onun başucunda oturup şöyle der. Haydi ey tertemiz ruh Allahın mağfiret ve rıdvanına doğru rahatlıkla çıkıver.Bu güzel çağrıdan sonra o kulun ruhu damacananın ağzından dökülen su mizsali kolayca bedenden çıkıverir. Hemen rahmet melekleri cennet kefenini o ruha giydirirler. kokuyu sürerler. o anda mis gibi bir koku etrafa yayılır.melekler onu semaya çıkarırlar.Yanlarından geçtikleri her melekler topluluğu ne kadar güzel bir ruhtur bu . Acaba kim diye sorarlar. Onlarda falanca derler.Nihayet 7. kata çıktıklarında Allah(cc) şöyle buyurur.Kulumun dosyasını illiyyinde tescil edin.sonra onu tekrar yere iade edin.Bu emirden sonra ruh cesedine iade edilir.Sorgu sual melekleri olan münker ve nekir melekleri güzel bir şekil ve kıyafetle gayet tatlı hoş bir edayla ve sesle sorgu suale başlarlar.Rabbin kimdir.Rabbim Allah(cc).Dinin nedir? diniö islam. peygamberin kimdir.? peygamberim muhammet mustafa (sav).Kitabın hangisidir? kuran-ı kerş-im bu ve benzeri sorular sorarlar. Ve mümin ruh her sorulan soruya Allahın yardınmı ile çok kolay cevap verir. O sırada gökten bir nida duyulur.Kulum doğru söylemiştir. haydi cennettten bir yatak getirip onu altına serin . cennet elbiselerine ona giydirin. cennetten bir pencere açın.okuduğu ve amel ettiği kuran-ı kerim ile onu aydınlatın.buyurur. ve emredilen yerine getirilir. o sırada son derece sevimli biri gelip sevindiğin gündür bugün dile benden ne dilersen der. Ruh ona sen kimsin diye sorar. o kişide ben dünyadaiken işlediğin iyi amelinim der. mümin kul kıyametin bir an önce kopmasını ve güzelliğini seyrettiği cennete bir an önce kavuşmayı diler. (Buhari-müslim-kütübü sitte-riyazüssalihin) Evet sayın okurlarım bütün hadis kitaplarında mevcut olan ve sahih olan bu hadisi şerifi hiç duydunuz mu hiçbir hoca alim çıkp bu hadisi anlattımı . anlatmaz niye çğnkü müslümanların hepsini cehennemle korkutacak ölümle kabirle korkutacak müzlüman aman hocam beni kurtar diyecek ona kılınacak ona boyun eğecek , ona mahkum olacak ona hatim indirecek,dua edecek,mevlüt okuyacak yolunu bulacak albette istisna kaide bozmaz dürüst gerçek alimleri tenzih ederim. Yandın sen hapı yuttun ölürken çok büyük acılarla kıvaranacaksın, kabirde büyük azap göreceksin, tokmakla kafanı ezecekler yılan çıtyan seni yiyecek sıratı geçemiyeceksin cehennemfden ebdi çıkmayacaksın sen kafir oldun yandın bittin diye saf tamiz müslümanları kandırırlar e hocam nasıl kurtıulurm bunun çaresi yokmu var tabi (ben rahibim benim parayla cennetin tapusunu satma hakkım var cennetin tapunsu bende dilediğime para karşılığı satarım. benim cennete koyma yetkim var ben allahın vekiliyim manasına gelecek şekilde) sen bana zekatını ver sadakanı ver sana dua edeyim senin için hatim indireyim kuran okuyayım kurtulursun demek için bu hadisi anlatmazlar. İşlerina gelmez anlatırsalar bu müslümanları nasıl sömürecekler. vay benim bahtsız müslüman kardeşim seni beni gelen kullanmış giden kullanmış . Onların anlattığı zorla canın çıkması kabirde büyük azap cehennemde ebedi yanmak yalanmadır yok ama bunlar müsülümanlar için değil kafirler için geçerlidir. sen müzlümnı kafir sınıfına koy. istediğin gibi müslamanı sömüri istismar et yok böyle birşey artık bu şarlatanların sonu gelmeli bu tiyatro bitmeli müzlümanları öyle bir hale getirdilerki Ölüm korkusunda kafayı sıyıranları çok gördüm . nasıl olsa sonum kötü bari tam olsun deyip günahlara natanları çok gördüm yazıktır günahtır bu müslümanlara artık çekin ellerinizi, şu metedeyyin müslümanalrın elinden (SIRAT KÖPRÜSÜ
HADİS:’Ebu said el hudri nin rivayetine göre Sırat köprüsü kıldan ince kılıçtan keskindir.Sıratın uzunluğu bin sene yokuş, bin sene iniş ve bin sene düzlüktür.bu mesafe bazı insanlar için olacaktır.Her bir kişinin bu mesafeyi aşması amelleri ile orantılı olacaktır.(mansur.ali nazif.tac.5.394)Bazı ulemaya göre Sıratın kıldan ince kılıçtan keskin olması köprüden geçmenin zor…luğunu belirtmek içindir.Müminlerin sırattan çabuk geçemememeleri onların haramlara yönelip yönelmemelerine bağlıdır.Sırat köprüsünde her müminin yanlız kendisinin faydalanacağı bir nuru vardır.Bu nurdan başkaları faydalanamıyacaklardır.Nurun durumuna göre sırat geniş veya dar olacaktır.İşte ayet.(tahrim.8)”Ey iman edenler. günahlarınıza samimi bir tevbe ile Allaha dönün umulurki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmauyacağı günde Allah(cc) sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları önlerinden ve yanlarından koşarda Ey rabbimiz nurumuzu tamamla; bizi bağışla, muhakkak sen herşeye kadirsin derler.” Bu ayette müminlerin nurlarından kastedilen iman ve amelleri ile meydana gelen nurlardır. Özellikle bu nurları sırat köprüsünün üzerinde onları alıp götürecek. Ve selamete çıkaracaktır. Münafıklar karanlıkta kaldıkça müminler şöyle der. İşte ayet(hadid.13)”Rabbimiz nurumuzu söndürüpte bizide kafirler ve münafıklar gibi karanlıkta bırakma ; varacağımız yere kadar nurumuzu devam ettirki; bu nurla sevinelim ;karanlıkta kalıp perişan olmayalım derler. O gün (sıratta) münafık erkekler ile münafık kadınlar müminlere bizi bekleyin nurunuzdan bir parça ışık alalım derler. Onlara dönün arkanıza da bir nur arayın denir. Nihayet onların arasına bir kapısı olan ve içinde rahmet dışında azap bulunan bir sur çekilir.”(meryem.71-72)”Sizlerden hiç kimse yokturki oraya(cehenneme) uğramamış olsun. Bu rabbin için kesinleşmiş hükümdür. Sonra biz iman edip sakınanları kurtarırız. Zalimleride diz üstü çökmüş olarak oarada orada bırakırız.”Bu ayete göre cennetlik müminlerin cehenneme uğramaları üzerindeki sırat köprüsünden geçmekten ibarettir. Çünkü evliyalar,sıddıklar,peygamberler ve çocuklar. cehennemi sadece göreceklerdir.Müminlerin cennete giriş yolunun Cehennemin üstünde olmasında bir çok hikmet vardır. Bunlardan bazısı sevinçlerin artması,şükürlerin artması,kafirlerin üzüntülerinin çaoğalması gibi birçok hikmet vardır.Çünkü Dünyada küçümsedikleri, ,alay ettikleri müminlerin cennete girmeleri kafirlere azap üzerine azap olacaktır. MAHŞERDE 10 ŞAHİT
Sayın okuyucular Kiramen katibin meleklerinin tuttuğu defterler . Kıyamet günü mahkemeyi kübrada sahiplerine verilecektir. işte ayet.(isra.13-14)”Biz her insanın amelini boynuna doladık .Kıyamet gününde onun için bir kitap çıkarırız ki açılmış olduğu halde o (insan) buna kavuşur.Kitabını oku bugün sana karşı bir hesap görücü olmak bakımından nefsin yeter.(denilir).” Bu deftere …herşey yazıldı hiçbirşey eksik bırakılıp unutulmadı denilir. o gün herkes defterinde yazılanlara vakıf olacaktır.İnsanın yaptığı bütün iyi kötü amelleri boynuna dolanmıştır. Hiç kimseye yaptığı amellerin sorumluluğundan kurtuluş yoktur. İşte ayet(zilzal.7-8)”Kim zerre miktarı hayır işlerse karşılığını görür. Kimde zerre miktarı şer işlerse karşılığını görür.” İnsan ne yaparsa yapsın nereye giderse gitsin sürekli onu gözleyen ve takip eden 10 şahit vardır.işte kişiyi takip eden 10şahit. 1-MELEKLER:(nisa.116)”(velmelaiketehu yeşhedun)”Meleklerde şahitlik ederler.”2-TOPRAK:”(zilzal 3-4)(vegalel insanu maleha yevmeizin tuhaddisu ehbareha)”Ve insan bu arza ne oluyor.* dediği zaman arz iyi veya kötü üzerinde neler işlendiğinin haberlerini anlatacaktır.3-SÖZLER:”(nur.24)”(yevme teşhedu aleyhim elsinetehüm )”Kıyamet günü onların dilleri işledikleri amellerine şahitlik edeceklerdir.”4-AZALAR:”(yasin.65)(elyevmenehtimu ğala efvahihihim ve tükellimuna eydihimveteşhedu erculühümbima kanu yeksibun)”O gün onların ağızlarını mühürleriz söz söylemekten men ederiz. Kazançları neyse bize elleri söyler. ve ayakları şahitlik eder.”5-KİRAMEN KATİBİN MELEKLER:(infitar.10-11-12)(veinne ğaleykum lehafizin kiramen katibin yeğlemune ma tefğalun)”Halbuki üzerinizde Allah tarafından memur edilmiş kerim katipler vardırki amellerinizi yazarlar. Hayır ve şer her işlediğinizi bilirler.”6-AMEL DEFTERİ:(casiye.29)”(haza kitabuna yengutu aleykumbilhak)”İşte kitabınız (amel) size karşı hakkı söylüyor.”7-ALLAH(CC):(ali imran.98)”(vallahu şehidun ğala ma teğmelun)”Allah bütüb yaptıklarınıza şahittir.”8-DERİ:(fussilet.21)”Derilerine niçin aleyhimize şahitlik yaptınız derler.Onlarda herşeyi konuşturan Allah(cc) bizide konuşturdu.İlk defa sizi o yaratmıştır.yine ona döndürülüyorsunuz derler.”9-GÖZLER KULAKLAR:(fussilet.22)”Siz ne kulaklarınızın ne gözlerinizin nede derilerininzin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Yaptıklarınızı Allahın bilmeyeceğinin sanıyordunuz.”
10-LEVHİ MAHFUZ:(yasin.12)(inna nahnu nuhyil mevta venektubuma gaddemu ve asarhum vekülle şeyin ehsaynahu fi imamimmubin)”Şüphesiz ölüleri ancak biz dirirltiriz. Onların yaptıkları her işi bıraktıkları her işi yazarız.Biz herşeyi apaçık bir kitapta(levhi mahfuz) sayıp yazmışızdır.” Sayın okurlarım görüldüğü gibi mahşer gününde mizan terazisi kurlulduğunda amel defterleri açıldığında herkes hesap verirken çok büyük itrazlar olacak herkes kendisinin bu günahı işlemediğini savunacak ,gösterilen delillerede itiraz edecektir. işte Allah(cc) bunun böyle olacağını bildiği için 10 çeşit şahit getirecek ve artık günahkarların itiraz etme hakkı tamamen ellerinden alınmış olacaktır. Sayın okurlarım burada dikkatimizi çekmesi gereken bir durumda şudur. Allah(cc) ın hiçbir kuluna delil ve şahit gösterme gibi bir zorunluluğu yoktur. Sizin suçunuz budur der hükmünü verirdi kim ona karşı çıkacaktı. kulların itiraz etmeleri neyi değiştirebilirdi Haşa Allahtan büyük yokki ona müracaat edip itirazda bulunsalar. Kaldıki böyle uygulamalar diktatör yönetimlerde çoktur. Hesap verecekleri kimse olmadığından suçsuz insanlara bir suç yükleyip onları idam etmişlerdir. Savunma hakkı vermemişlerdir. İşte bunun gibi Allah(cc) sucu söyler veya söylemez. Güç onda değilmi yaratan o değilmi sen sen cehenneme sen sen cennete dese kim itiraz edebilirdi. Bizim dikdatörlerimizden biri bir sağdan bir soldan idam ettirdim haksızlık yapmadım dedi. kim ona karşı çıkabildi. Haşa Allahta keyfine göre sen cennete sen cehenneme diyebilir hiç kimsede ona hesap soramazdı. Ama o sanki hesap verecek kulların itirazları ile verdiği kararları değiştirebilecek üstünde bir makam varmış gibi isnat ettiği suçu delillendiriyor. üstelik tam 10 şahitle delillendiriyor.Sadece bu örnek bile Rabbimizin ne kadar büyük adalet sahibi olduğunu bize göstermiyormu?.Kul bir suç işliyor kendisinden hiç ayerılmayan muhafaza melekleri suça şahit oluyor. ama kul itiraz ediyor ,bunun üzerine üzerine bastığı toprak şahitlik ediyor. ben şahidim diyor. Kul yine itiraz ediyor bunu üzerine ağzı, dili söylediği sözler devreye girip şahiitlik ediyor, yine kul itiraz ediyor , bunu üzerine vucdunun tüm azaları şahitlik ediyor, kul buna rağmen hala itiraz ediyor.yazıcı melekler kiramen katibin devreye giriyor ki sürekli yanında olan ve bütün günah ve sevapları yazmakla görevli melekler, fakat kul yine itirazını sürdürüyor . Bunu üzerine amel defteri devreye giriyor şahitlik ediyor. günahkar kul bunuda kabul etmiyor. Bunun üzerine kulun derisi şahitlik ediyor fakat günahkar kul bunada itiraza ediyor.bunu üzerine devreye gözler kulaklar giriyor. fakat kul bunuda kabul etmiyor.sonra levhi mahfuz devreye giriyor şahitlik ediyor fakat kul bunuda kabul etmiyor. En sonunda Allah(cc) bizzat kendisi şahitlik ediyor ve günahkar kulun suçu sabit oluyor .Şimdi sorarım size hangi hakim bu kadar delile rağmen başka delil arar. işte bu rabbimizin bize karşı ne kadar merhametli ve ne kadar adaletli olduğuna delil değğilmidir? ne mutlu bize ki ona kuluz. Sayın okuyucularım ahiret 4 bölümünde naklettiğimiz hadisi şerif. Bize hüsnü hatimeyi anlatıyor o halde hüsnü hatime nedir ? ve hüsünü hatimeye ulaşmak için ne yapmak gerekir bunu biraz açıklayalım.HÜSNÜ HATİME: Güzel son,güzel sonuç,güzel ölüm anlamındadır. Güzel sonuç iman ile ölmekle mümkün olur. …iman iel ölmek için güzel bir ölüm ile ölmek için cenabı hakkın bize bildirdiği asr suresindeki emirleri yerine getirmekle olur.işte sure(asr.1-2-3)” Asra (zamana) yemin olsunki şüphesiz insan ziyandadır. hüsrandadır.ancak iman edip,güzel amel işleyenler,birbirlerine hakkı tavsiye edenler.ve sabrı tavsiye adenler müstesnadır.” Demekki hüzrana uğramamanın son nefeste imanlı ve güzel bir şekilde ölmenin ilk şartı imanlı olmaktır. imanı olmayan sui hatime (kötü ölüm ilerde gelecek) ile canını verir.Sonra salih amel işlemelidir Yani iyilk yapmalıdır.sonra hakkı tavsiye etmelidir. müslüman bananeci olamaz. bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyemez.her koyun kendi bacağından asılır diyemez. niçin çonkü allahın uyarısı ve emri vardır. işte ayet.(tevbe.71)”(vel müminune velmüminatubeğzuhum evliyau bağz ye2murune bil meğrufi veyen hevne ğanil münker.)”Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridirler.Allahın emirlerinin ve yasaklarının yerine getirilmesini tavsiye ederler.”işte HADİS:” Peygamberimiz(sav) Mümin bir kimse bir kötülük gördüğü zaman eliyle engellesin,Eliyle engelliyemiyorsa diliyle mani olsun diliylede önleyemiyorsa kalbiyle buğz etsin” .buyurur.Demekki müslüman hakkı tavsiye edecektir.doğruyu ve güzeli anlatacaktır menfaart icabı veya hatır için ayıp olmasın diye akraba,arkadaşv.b. sebeplerle hakkım tavsiye etmekten vazgeçmiyecektir. bir müslüman bunulada yetinmeyip müzlüman kardeşlerine sabrı tavsiye edecektir. müslüman kardeşinin başına gelen musibetler dolayısıyla morale ihtiyacı vardır.ona moral vereceksin.Sayın okurlarım dikkat ettinizmi bu surede yani asr suresinde hiç ibadetten bahsedilmiyor. tamamen kul hakkından bahsediliyor.bana ibadet etmeyen hüsrandadır. demiyor . ne diyor 1- iman edin2-salih amel işleyin3-hakkı tavsiye edin4- sabrı tavsiye edin.Demek oluyorki bir kişi gece gündüz ibadet yapmış olsada eğer kul hakkı yiyorsa veya kullara hakkı tavsiye etmiyorsa sabrı tavsiye etmiyorsa kullara faydalı olmuyorsa gemisini kurtaran kaptan misali sedec kendini düşünyorsa ve tevbe 71. ayette emredildiği gibi kulların iyiği düşünmüyorsa hüsran daır. ziyandadır. o halde sonumuzun hüsnü hatime olmasını istiyorsak allah olan ibadetlerimizin yanı sıra müslüman kardeşlerimize her konuda yardımcı olmaya çalışacağız. 2-DÜNYA HAYATI: İnsanın ikinci durağı dünyadır. Doğumla başlar.Ölümle son bulur. Dünya hayatının amacı kimin nasıl fiil ve hareketlerde bulunacağını denemek. sonuçları tesbit etmektir.3-KABİR HAYATI: İnsanın üçüncü durağı kabirdir. ölümle başlar kıyamete kadar devam eder. 4-AHİRET ALEMİ: Kıyametin kopması ile başlar sonsuz olarak devam eder. Kabir hayatı bir bakıma ahiretin giriş kapısıdır.Ölen ki…mse ister kabre defnedilsin ,ister yırtıcı hayvanlarca parçalansın ,ister ateşte yakılsın,ister külleri denize atılsın, ister denizde kaybolsun ne şekilde ölürse ölsün o kişinin kabir hayatı başlamıştır. Ona Münker ve Nekir melekleri sorgu ve suale tutacaktır. Bu sorgudan muaf yanlızca peygamberler ve çocuklardır. Kafirlerin ölen çocuklarıda müslüman çocukları gibidir.Yani onlarada sorgu sual yoktur. Kafirlere ve günahkar müminlere kabir azabı vardır.Kabir imanlı ve salih amel sahipleri için cennet bahçelerinden bir bahçe kafirler için cehennem çukurlarından bir çukurdur. Salih amel sahipleri kabirde büyük bir rahat içinde iken kafirler büyük bir azap içindedirler.Kabir hazırlanırken şu hususlara dikkat edilmelidir. Kabir bir adam boyu olmalı en az göğüshizasını geçeçek kadar derinlikte olmalıdır. Toprak sert ise kabrin kıble tarafına bir oyuk açılır.Eğer toprak yumuşak ise ortaya bir çukur açmalıdır.Kabrin yerden bi iki karış yüksekte olması ve deve hörgücü gibi olması gerekir.Kabrin baş tarafına bir taş konması gerekir. Ölünün isminin yazılmasında bir mahzur yoktur. Ancak kabrin üzerine bina inşa ederek orada ibadet edilmesi kesinlikle yasaklanmıştır.HADİS:Hz aişe resulullahın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. ” Allah (cc) hiristiyan ve yahudilere lanet etsin onlar peygamberlerinin kabirlerini mabet edindiler. Sakın benim kabrimi bu hale getirmeyin. (ba-uhari. cenaiz.916) Kabri derince ve uygun genişlikte yapmak farzı kifayedir. Ölü kabirde yüzü kıbleye gelmek şartıyla sağ yanı üzerine yatırılır.Sonra kefenin düğümleri çözülür. Kabrin tahtası dizildikten sonra üstü örtülür. Toprağın üzerine toprak pekişsin diye su dökmek menduptur.KABRİSTAN: Mezarlık , ölülerin toprağa verildiği saha İslam dini hayatında olduğu gibi öldüklerinde de insana gereken değeri vermiş ve saygı göstermiş; öldüğü andan itibaren ona yapılacak muameleyi belirlemiştir.Toprağa defnedilen insanın en uzun süre kalacağı yerdir kabristan. O nedenle kabristanın düzenli ve tertipli yapılması temiz tutulması ve yeşillendirilmesi hayatta bulunan insanların ölülere karşı bir vafa borcu olarak görür. Kabristana çelenk getirilmesi kabirlerin üzerine koyulması hiristiyan alemine benzemek olduğundan mekruhtur. Doğrusu canlı çiçek getirip kabrin üzerine dikmektir. Kabristanlık ağaçlık yeşillik ve çiçeklerle donatılmalıdır. Çünkü daha öncede belirttiğimiz gibi yeşillikler Allahı zikretmektedir o nedenle yaş ağaç ve yeşillikleri kesmek koparmak günahtır. Ancak kurumuş ağaçları kesmekte ve kurumuş otları temizlemekte bir mahzur yoktur. Zaruret halinde kabirlerin yerini değiştirmek caizdir. ancak keyfi olarak cesedin çıkarılması,kabirlerin aşırı süslenmesi,orada mum yakılması,kandil yakılması yasaklanmıştır. Kabirleri ziyaret çok güzeldir özelliklede cuma günleri kabirler ziyaret edilm TEVESSÜL:Vesile sayma ,sarılma,sebep olma,gibi manalara gelen tevessül hedeflenen ve arzu edilen şeye ulaşmak için birşeyi vasıta edinmek demektir. Kuran-ı kerimde ayette geçen vesile kelimesi Allaha yaklaşma vasıtası anlamında; onun vereceği sevaba kavuşturucu ve onun katında yakınlık kazandırıcı hususları ifade eder. Bunlar iyilikte ve taatte bulunmak, kötülükleri terk ile isyan hallerinden kaçı…nmaktır.(maide.35)”Ey iman edenler Allahtan korkup sakının ve ona vesile arayın . Onun yolunda cihat edin. umulurki kurtuluşa erersiniz.”Bu ayet emir uslubuyla miminleri kendilerini Allahın rıza ve yakınlığına kavuşturacak hususlarda sürekli bir arayışa teşvik etmekte bu yolda fırsatları kaçırmamaya ve çareler bulup onları değerlendirmeye sevketmektedir.işte tevessül kelimesinin Kurandaki kavramı ve anlamı budur. Ancak aynı kelimeyi daha sonraları Kurandaki kavramıyla hiç ilgisi olmayan bir anlam yüklenmiştir.Tasavvuf kültürünün eseri olan bu yakıştırma anlama göre tevessül bir dileğin kabulu veya musibetin defi için ermişlerin türbelerini ziyaret etmek onların ruhlarından ve yatırlardan medet ummak bu maksatla onlardan dua istemek manası yüklenmiştir.Yani dualarına onları vasıta kılmak hatta onları vasıta kılmayı dua etmenin şartı haline getirmiş lerdir.Halbuki Kuranda yer alan vesilenin anlamı bu değildir.Ona yaklaşmak için güzel amel işleyin ve cihat edin güzel ameliniz ve cihadınız sizi ona yaklaştıracaktır. bunun böyle olduğunu şu hadisten anlıyoruz.HADİS:Peygamberimiz (sav) anlatıyor. bir zamanlar 3 adam çölde giderken yağmura tutuluyorlar yağmurdan sakınmak için bir mağaraya sığınıyorlar. Fakat yağmur mağaranın üzerindeki taşın mağaranın önüne düşmesine ve mağaranın kapısının kapanmasına sebep oluyor. 3 adam ne yaptıysalar taşı oynatamıyorlar birisi diyorki yaptığımız iyi amellerimizi vesile edersek Allah bizi kurtarır. 1. adam şöyle dua ediyor yarabbi benim yaşlı ana ve babam vardı onları kendi ellerimle sabah akşam ben yedirirdim. Fakat bir gece eve geç geldim. Ben ve çocuklarım ve hayvanlarım aç oldukları halde önce ana babamı yedirmek istedim. Fakat uyuyorlardı uyanmalarını elimde yemekle sabaha kadar bekledim aç susuz yarabbi bundan razı olduysan bizi kurtar. Kaya biraz açıldı ama bir adam geçemezdi. İkinci adam şöyle dua etti Yarabbi benim bir çobanım vardı senelik hakkı olan iki koyunu almadan gitti bende onun koyunlarına onun için baktım yıllar sonra geldi iki koyunu istedi. Bense o iki koyundan doğan sürülerle birlikte hepsini ona verdim. Yaptığımdan razı olduysan bizi kurtar dedi. Kaya biraz daha açıldı ama yine geçeçekleri kadar yoktu. 3. adam şöyle dua etti Yarabbi çok güzel bir kız vardı komşum birgün geldi bana muhtaç olduğunu kendisiyle bir olmam karşılığında para ve yiyecek istedi .Bense ona dokunmadan istediğinden fazlasını verdim. Yarabbi razı olduysan bizi kurtar. dedi ve kaya tamamen açıldı ve kurtuldular. ‘(bahari-müslim-riyazüssalihin) Sayın okurlarım bu hadisi şerifte dikkat ederseniz peygamberler, evliyalar vesile edilmiyor yapılan güzel ameller vesile ediliyor.Dua ve zikir konu başlığımızda Allahtan başka kimseden yardım istenmeyeceğine dair ayetleri sıralamaştım tekrar etmek istemiyorum. Kaldıki diyelimki insan ı vesile kastı var. Peki imansız birisinin vesile olması mümkün olmadığına göre kimin evliya olduğuna kim karar veriyor. Kimin evliya, kimin imanlı, kimin imansız olduğunu biz nereden bileceğiz. Biz karar verirsek kendimizi Allahın yerine koymuş olmazmıyız. Burada ince bir ayrıntı var daha öncede söyledim dua başkaları ile paylaşılabilir. Benim için dua et denilebilir bu ayette söz edilen Allaha yaklaşmadır. Duayı paylaşma değil. Ayeti tekrar okursanız. Ayetin sonunda onun yolunda cihat edin buyruluyor. Şimdi onların anladığı gibi anlarsak Allahtan korkup sakının evliyaları vesile edin cihat edin bir anlam bozukluğu olmuyormu? . Halbuki peygamber efendimizin anladığı gibi olursa Allahtan korkup sakının salih amellerinizi Allaha yaklaşmada vesile edin benim yolumda cihat edin bu şekilde anlam bütünlüğü var öyle değilmi. En doğrusunu Allah(cc) bilir. Şüphe yokki Allahtan başkasına ibadet ve dua edilmesi haramdır.Ona şirk koşmak demek olup ,en büyük günahtır.Yukarıda ayette geçen tevessül namazın ve öbür ibadetlerin yanı sıra kulu Allaha yaklaştıracak salih amelleri içindir. Yoksa ibadetlerinizde ve dualarınızda Allahtan başkasını vasıta edinin demek değildir. İşte ayetlar(mümin.65)”O hayy olandır. ondan başka ilah yoktur.Öyleyse dini yanlızca… kendisine halis kılanlar olarak, ona dua edin. Hamd alemlerin rabbine mahsustur.(cin.18)”Şüphesiz bütün mescitler yanlızca Allaha mahsusustur. Öyleyse Allah ile beraber başka hiç kimseye dua etmeyin:”(isra.111)”Ve deki hamd çocuk edinmeyen mülkte ortağı olmayan ve düşkünlükten dolayı yardımcıyada ihtiyacı olmayan Allaha mahsustur.”(ahzap.56)”Ey iman edenler sizlerde peygambere selavat getirin ve selam getirin ” Görüldüğü gibi Allah (cc) asla vesileye geçit vermiyor.
KABİRLERDEN KALKIŞ:”Kuran-ı kerim kıyametin kopmasından sonra sura ikinci defa üfürülme ile bütün canlı yaratıkların hesap için tekrar dirileceklerini ifade eder. O kadar ki öldükten sonra dirilmenin analatılmadığı çok az sure vardır. Öldükten sonra dirilme hem beden hemde ruhla birlikte olacaktır.İşte ayet(nisa.56)”Ayetlerimizi inkar ile kafir olanlar. onları muhakkaki ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı tadıp durmaları için onları başka derilerle değiştirip yenileyeceğiz.Şüphesizki Alla(cc) mutlak galiptir.Yegane hüküm sahibidir.buyrulur.Kuran-ı kerim yeniden dirilmeyi inkar edenlere karşı yeniden dirilmenin aklen mümkün olduğunu açıklamak için birkaç yol izlemiştir.Yeniden dirilmeyi ilk yaratmaya kıyaslamıştır. İşte ayet(yasin.78-79)Bu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş dedi .Deki onları ilk defa yaratan diriltecek o her yaratmayı hakkıyla bilir” Zor bir şeyi yaratmaya gücü yetenin .ilk yarattığına gücü yetenin ikinci defa yaratması daha kolay değilmidir. Kaldıki göklerin ve yerlerim yaratılması insanın yaratılmasından elbette zordur.(rum.28)” Bütün varlıkları yoktan var eden ve sonrada tekrar diriltecek olen odur. bu ona pek kolaydır. Göklerde ve yerde en en yüce sıfatlar onundur.’(Kaf.15)”Biz ilk yaratmadan acizmi kaldık hayır onlar yeniden yaratılmaktan şüphe ediyorlar.”(hac.6-7)’2 Sen yeryüzünü kupkuru ve ölü görürsün Fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman o harekete gelir. Kabarır her güzel çifttten nice bitki bitirir. Bunun sebebi şudur. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir.Şüphesiz hakkıyla kadirdir.O saat elbette gelecektir.Onda hiçbir şüphe yoktur. Doğrusu Allah kabirlerde olan kimseleri,de diriltip kaldıracaktır.”(yasin.80-81)” O Allahki size yeşil ağaçtan bir ateş yaptıda şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratan onlar gibi yaratmaya gücü yetmezmi?.Elbette buna gücü yeter.” SURA ÜFÜRÜŞ
Sayın okurlarım Kuran-ı kerimde ikinci defa sura üfleme ile meydana gelecek gelişmeler. şöyle açıklanır. Sura ilk defa üfürüldüğünde Kıyamet kopacaktır. Yani bu ilk üfürme dünyayı sona erdirecektir. İşte ayet.(zümer.68)”sura üfürülünce Allahın dilediğinden başka göklerde ne var yerde ne varsa hepsi çarpılıp cansız yere düşer. ”İsrafilin sura ikinci defa üflemesi ile insanlar kabirler…inden kalkıp rablerine doğru koşa koşa giderler. İşte ayetler.(yasin.51)”Sura üfürülmüştür. Birde görürsünki onlar kabirlerinden kalkıp rablerine doğru koşup gidiyorlar.”(zümer .68)” Sonra ona(sura bir daha üflenecek) üflenecek görürsünki ölüler dirilip ayakta bakınıp duruyorlar.”İsrafilin sura iki kez üflemesi arasında geçeçek süre kesin olarak bilinmemektedir. Çünkü ebu hureyre (ra) dan rivayet edilen HADİS:Sura iki defa üfleme olayı arasında kırk zaman vardır. buyurmuştur. Orada bulunanlar hadisi nakleden Ebu hureyreye Kırk günmü?,kırk aymı?,kırk yılmı? diye sormuşlar. Oda bilmiyorum demiştir.”(müslim.fiten.88-ebu davut .sümre.22) Ölülerin nasıl dirildiğini merak eden ibrahim (as) a ve bütün insanlığa Allah(cc) şöyle cevap vermiştir.(bakara.260)”Bir vakitte ibrahim ölüleri nasıl diriltirsin bana göster demişti.Allah ona inanamadınmı buyurmuştu. Oda hayır inandım fakat kalbim yatışsın istiyorum demişti. (Allah) dediki Dört kuş tut onları kendine alıştır.Sonra parçalayıp her parçasını dağın üzerine bırak. Sonrada onları çağır. Koşarak sana geleceklerdir.Bilki Allah herşeye üstün yegane hikmet sahibidir.”(bakara.9)” Ey rabbimiz şüphesiz sen geleceğinde şüphe olmayan bu günde insanları toplayacaksın şüphesizki Allah vaadinden dönmez derler.”AHİRETE İMAN:Son ve sonra anlamına gelen Arapça bir kelime olan Ahiret ahir kelimesinin müennes şeklidir. Evvel kelimesinin ziddı olarak kullanılır.İslamda öbür dünya manasında kullnılmaktadır.Allahu teale içinde yaşadığımız bu dünyayı ve üzerindeki bütün varlıkları geçici bir zaman için yaratmıştır.Birgün dünya ve ahiretteki bütün insanlar. canlı ve cansız varlıklar yok olacaktır. Dağlar,taşlar,yerler ,gökler,parçalanacaktır. Bakınız(karia4-5)Allahtan başka tüm alem yok olacaktır.(rahman.27)Bu hadiselerin meydana geldiği günü Kuran zelzele saati(hacc.2)Kıyamet günü.(kıyame.1)diye adlandırır. Kıyamet gününden sonra Allahın taktir ettiği bir zamanda insanlar yeniden hayat bulacak kabirlerinden kaldırılacak ve mahşer denilen düz bir sahada(hicr.25) hesabı süratle gören Allahın (ali imran.19) huzurunda dünyada yaptıklarının hesabını(hakka-19-37)vermek üzere toplanacaklardır. (casiye.26) Hesapların görülmesinden sonra bir kısım insanlar iyilikleri nedeniyle Cennete diğerleri ise Cehenneme gireceklerdir. AHİRET 24 (MÜNKER VE NEKİR)
İşte bu yeni hayatın başlayacağı günden itibaran bitmez tükenmez.bir halde devam edecek olan aleme Ahiret alemi denir.En son ve en mükemmel din olan islama göre (maide.3) meydana geleceği ayet(bakara.4) ve hadis ile(tecridi sarih .44) Ve bütün ümmetin fikir birliği ile kesin olarak Ahiret gününe inanmak imanın şartdır. ve farzdır. ahiret günü denilince Bu alemin hepsini…n yok olması ve hayatın tamamı ile sona ermesi ahiret hayatının başlaması anlaşılır. Ahiret hadiselerine gelincede şu 9 şey akla gelir.
1-Canlılar için ahiret hayatının başalngıcı olan berzah (kabir) hayatı.
2-Sura üfürülmesi ve herkesin tekrar dirilerek kabirlerinden kalkıp mahşerde toplanması.
3-Dünyada iyilik yada kötülük cinsinden yapılan işlerin kaydedildiği amel defterinin sahiplerine okunması
4-İyilik ve kötülüklerin tartıldığı mizan(terazi) nın kurulup amellerin tartılması.
5-Bütün insanların üzerlerinden geçmeleri mecburi olan sırat köprüsünden geçilmesi.
6-İmanlı ve ameli iyi olanların gideceği cennet.
7-İmansız ve ameli iyi olmayanların gideceği cehennem.
8-Peygamberimizin ve seçkin müminlerin başında bulunacağı kevser havzı.
9-Peygamberimizin müminlere şefaati gibi hadiseler hatıra gelir.
MÜNKER-NEKİR: Ölen kimseyi mezarında sorguya çeken ve gerektiğinde onu cezalandıran iki melek .Bunların Münker ve Nekir diye isimlendirilmesi her ikisininde aşina olmadığımız garip bir surette olmalarındandır.Ehli sünnete göre Münker ve Nekir ölen kişiye rabbini,Peygamberini sorarlar.Mümin kişi bu sorulara cevap verir. Ama kafir veremez.Bu husustaki hadisler pek çoktur.Söz komusu iki melek ölünün kabrine gelir. ve melekler sorularını yöneltirler.HADİS:Hz peygamber(sav) şöye buyurduğu rivayet edilmiştir.” Ölü defnedildiğinde ona gök gözlü simsiyah iki melek gelir. Bunlardan birine Münker ötekine Nekir denir.Ölüye resulullah hakkında ne diyorsun? diye sorarlar. oda kelimei şehadeti getirir. Sonra melekler. kabri 70*70 zira kadar genişletilir. Ve aydınlatılır. Sonra ona yat denir. Akrabalarından en çok sevdiği kimseden başkası kendisini uyandırmayan güveğinin uyuması gibi uyu derler.Böylece yattığı yerden Allah(cc) tekrar onu diriltinceye kadar uyur. Eğer münafık ise insanların söylediklerini duyup aynısını söylerdim bilmiyorum der. Meleklerde arza onu sıkıştırın derler. Arz onu sıkıştırınca kaburga kemikleri biribirine geçer. Allah onu yattığı bu yereden diriltinceye kadar azap devam eder.(tirmizi.70)(ibrahim .27)”Allah iman edenleri dünyadada Ahirettede değişmeyen sağlam söz üzerinde sabit kılar. Zalimleri ise saptırır. Allah(cc) dilediğini yapar.”Ayette geçen Ahiret hayatından maksat kabir hayatı, sözden maksat ise kelimei şehadettir. AZAB
HADİS:”Allah iman edenleri sabit bir söz ile metanetli kılar . Ayeti kabir azabı hakkında indi. Ölüye kabrinde senin rabbin kim? diye sorulur.Oda rabbim Allahtır. Peygamberin Muhammettir diye cevap verir.(ibni mace.zühd.32-buhari tefsir.14) Kafirler ise sürekli kabir azabı görürler. işte ayet(mümin.46)”Onlar sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün azabın en ağırına sokun denir.” …Azabın mahiyetini daha derinlemesine görelim. Otorrite sahibi tarafından yapılan işkence ,eza,cefa, beden ve ruha tesir eden eziyet demektir.Bir terim olarak Allahın günahkarlara Dünya veya Ahirette vereceği ceza ve sıkıntıya azap denir. İslamda azap dünyevi ve uhrevi olmak üzere ikiye ayrılır.1-DÜNYEVİ AZAP:Yüce Allah İmandan uzaklaşan, gönderdiği peygambere itaat etmiyen; Allaha isyan eden kavimleri helak etmiş; onları Dünyada azaplandırararak sonraki nesillere ibret yapmıştır. Hz Nuh kavminin sular altında kalması; Ad ve semut kavimlerinin başına gelen felaketler. Nemrut ve Firavunun helak oluşu Lut kavminin yere batırılması Dünyadaki azaba örnek olarak verilebilir.Bunlar Kuran-ı kerimde ibret için zikredilen kıssalardır.Dünyevi azabın birde eziyet,sıkıntı,fakirlik,v.b şekillerde imtihan amacıyla karşılaşılan şekli vardır.Bu imtihanın gayesi insanın sabır ve tahammül gücünün ölçülmesi; buna karşılık günahların affedilmesi yada manevi derecesinin yükseltilmesidir.Nitekim Kuran-ı kerimde (bakara.155) bu husus açıklanmaktadır.Buna göre dünyadaki bazı sıkınrtı ve ızdraplar. Ahirette sevaba dünya hayatının sonraki yıllarında refaha dönüşebilmektedir.Kafirler için ise dünyadaki azapta ahiretteki azapta aleyhlerinedir.nitekim.(bakara.114-hacc.9 )”Onlar için dünyada rezillik ve aşağılık ahirettede elem verici azap ve cehennem azabı vardır.”2-AHİRET AZABI:Ahiret azabı , kabir azabı ile başlar.Nitekim işte ayet(taha.114)”Kim benim zikrimden(kuran) uzü çevirirse o kimse için (kabirde) dar sıkıntılı bir yaşayış vardır.Biz onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz.O şöyle diyecek Ey rabbim beni niçin kör olarak haşrettin. Halbuki ben daha önce görüyordum.Allah(cc) diyecek bu böyledir.Çünkü sen sana ayetlerimiz geldide onları unuttun bugünde unutulma sırası sendedir.”HADİS:”Hz peygamber(sav) salih kullar için kabrin cennet bahçelerinden bir bahçe olacağını günahkarlar için ise cehennem çukurlarından bir çukur halini alacağını bildirmiştir.(tirmizi.kıyame .26)HADİS:”Allah resulu şöyle buyurmuştur. sizden biriniz vefat ettiğinde sabah ve akşam ona kendi makamı gösterilir..O kimse cennetlik ise cennete gireceklerin makamı cehennemlik ise cehennemin hücrelerinden bir yer gösterilir.Ve ona burası senin ebedi durağındır. Kıyamet günü buraya gönderileceksin denir.(recridi sarih.ter.6789) AHİRET 26 (AMEL DEFTERİ)
Kıyamete kadar bu şekilde sürecek bir kabir hayatı sonunda mahşer yerinde hesap ve mizandan sonra sevapları günahlarından fazla gelenler cennete, az gelenler ve kafirler ise cehenneme gireceklerdir.Kuran-ı kerimin bir çok ayetinde Cehennem azabından bu azabın şiddetinden söz edilir.Nitekim(vakıa .41-46)”Defteri sol tarafından verilen günahkarlara gelince onlar ne acıklı d…urumdadırlar. Onlar ateşin alevi ve kaynar su içindedirler.Birde üzerlerinde Cehennemin kapkara dumanı olan bir gölge vardır. O gölge ne serindir ne mülayim çünkü onlar dünya hayatında zevklerine düşkün kimselerdi.” Sayın okurlarım islamda azap ilahi adaletin gerçekleştirilmesi içindir. Dünya hayatında uygulanan ceza ve azaplar. Hukuki müeyyidelerdir.Buda toplum içinde işlenilebilecek kötülük ve suçların önlenmesi ve diğer insanlara bir ibret teşkil etmesi içindir.Ahiret azabı müminler için geçicidir.Bu geçici azabın sonunda Allahın bir lufu olarak cennet nimeti verilecektir. Allahın bütün emir ve yasaklarının hak olduğuna iman eden yegane din ve nizamın onun dini nizamı olduğunu kabullenip bütün emir ve yasakalrının yeryüzünde uygulanması gerektiği, inancında olan; Allaha hiçbir şekilde şirk koşmayıp, ancak bazen insani fıtrat gereği olarak günah işleyen kimseler.Bu günahlarının karşılığı olarak cezayı çektikten sonra ebedi azaba çarptırılmayıp af edilirler.Zira ayette bildirilmiştir. İşte ayet.(nisa.48)”Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilediği kimse için bağışlar.”Buna göre küfrün dışında kalan diğer günahlar Allahın iradesine kalmış bir husustur. O isterse bağışlar isterse azap eder. Fakat onun emir ve yasaklarını dinlemeyen Kurana sırt çevirip hükümlerin uygulanamıyacağını söyleyen veya böyle inananların düşüncesini paylaşan insanlar, küfürde olacağı için ebedi azaba çarptırılacaklardır.
AMEL DEFTERİ:İnsanın Dünya haytında yaptığı iyi ve kötü bütün işlerin sözlerin kayıt edildiği defter.Bu defter sesli bir film misali insanın her türlü hal ve hareketlerini ,konuşmalarını ,mimiklerini zapt eden bir defterdir.Bu kayıt ve zapıtlarla insan ahirette hesaba çekilecek bu defter insanın leh veya aleyhinde bir şahit olacaktır.Kuranda bu defetere kitap denir. Dünya hayatında devamlı olarak insanla beraber bulunan ve onun yaptıklarını yazan meleklere hafaza meleklerei ,kiramen katibin veya rakib atid denilmiştir.Her insana kendi amel defteri ahiret gününde verilecek ve insan kendi yaptıklarını orada bizzat görüp okuyacaktır.Defteri sağ tarafından verilen kimseler.cennetlik.bahtiyarlar. .Sol tarafından verilecek veya arka tarafından verilecek kimseler ise cehennemlik bedbahtlar olacaklardır. Hesabı sağından verilenlerin hesabı ya çok hafif olacak yada onlar hiç hesaba çekilmeyecekelrdir. Hesabı solundan veya arkasından verilenler ise çetin bir hesapla karşılaşacaklardır. SADAKA-İ CARİYE
Amel Allah rızası için olacak ve insan bu amelinin karşılığını yanlız Allahtan isteyip Allahtan bekliyecektir. İnsanların hoşnutluğunu ve beğenisini kazanmak için yapılan ameller asla ameli salih değildir.Zira buradaki niyet bozukluğu insanı ihlassızlığa ve riyaya götürür.Riya için yaplıan hiçbir amelide Allah(cc) kabul etmez. Ameli salih sırf Allahın rızası gözetilerek yapılmış bi…r amel olursa kişinin duasının kabul olmasına sebep ve vesile olabilir.İnsan sıkıntılı anlarında daha önceden yapmış olduğu salih amelden dolayı Allahın izniyle sıkıntıdan kurtulabilir. Bu hususta müttefegun aleyh olarak nakledilen sahih hadis meşhurdur. HADİS:” Mağaraya sığınan 3 adamın işledikleri salih amellerden dolayı mağaradan nasıl kurtulduklarını peygamberimiz(sav) bize haber veriyor. bakınız(buhari.edep.5- müslim.zikr.100) işte bu hadiste bizler için ibretler mevcuttur.Kişi sıkıntıya girebilir.O anlarda Allaha dua ederken zikretmesi gereken ameli salihi bulunmalı o güne kadar kişi amel defterine bu türden ameller kaydettirmelidir.İhlasla yapılan amel inciye benzer ne kadar küçük olursa olsun yinede kıymetlidir.nitekim bu hususta Kuran-ı kerimde (maide .35).Allah(cc) kendisine ulaşmamız için vesileler aramımızı emreder.” vesile kelimesinin akla getirdiği mana ise Allahı razı edecek Amel v.b dir. Vesile kelimesinin akla getirdiği mana ise Allahı razı edecek ameldir.(ibni kesir.tefsir.2.63) Hayırlı evlatta ameli salih cümlesinden sayılmıştır.Hayırlı evlat yetiştirmek müslümanlar için son derece önemlidir. nitekim peygamberimiz(sav) HADİS:İnsan ölünce ameli kesilir.ancak 3 şey müstesna (onlar yazılmaya devam eder.) 1-Sadakai cariye :İnsanların istifade ettiği çeşme yol ,hastane,okul,cami.v.b şeyleri yapan yapımına katkı sağlayan , önderlik yapan ,sebep olan,vesile olan müslüman o eserler ayakta kaldığı müddetçe ve kullanıldığı müddetçe o eserin sevabından pay alır. o kadarki ölse bile sevap hanesine yazılmaya devam eder.2-Kendisinden istifade edilen ilim: Bir müslüman okutmuş olduğu veya okutulması sağladığı öğrencinin o öğrendiği bilgileri yerine getirip ibadet ettikçe veya iyiik yaptıkça o öğrencici aldığı sevaptan eksiltilmeyerek aynısı onu okutan vaya okutturana sevap olarak yazılır. o kadarki ölmüş olsa bile bu sevap kesilmez . Yazdığı kitap,film,v.b eserlerde böyledir. O kitabı okuyupta güzel amel işleyen ve iyilik yap.