Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

10 Haziran 2012 Pazar

DARGINLARI BARIŞTIRMAK FARZDIR



68 -DARGINLARI BARIŞTIRMAK FARZDIR

Kıymetli okuyucularım Müslümanlar aralarında dargınlığa varacak söz ve davranışlardan sakınmalıdır. Her şeye rağmen dargınlık olursa dargınlıkları gidermeye anlaşmazlıkları çözmeye gayret etmelidirler. Bununda mümkün olmadığı hallerde, dargın olan Müslümanların aralarını bulmaya çalışıp onları barıştırmaları, ahlaki ve dini görevleridir. Çünkü Allah(cc) bu görevi Müslümanlara farz olarak yüklemiştir. Nitekim Kuran-ı kerimde bakın ne buyruluyor. Cenabı hak buyuruyor ki

AYET: ”Müminler muhakkak ki kardeştirler. O halde dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin(dargın olanları barıştırın.”(Hucurat ayet 10) Peygamberimiz(sav) de hadisi şeriflerinde buyuruyor ki.

HADİS: ”Birbirinize buğz etmeyiniz. Birbirinize haset etmeyiniz. Birbirinize sırt çevirmeyiniz. Birbirinizle alakayı kesmeyiniz. Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz. Bir Müslümanın kardeşini 3 günden fazla terk etmesi haramdır.(Buhari- Müslim Riyazüssalihn sayfa-930)

Kıymetli okuyucularım farz nedir Allah’ın kesin olarak yapmamızı emrettiği emirler değil midir? Mesela namaz kılın, oruç tutun, zekat verin v.b işte burada da kesin emir var (feeslihu beyne eheveyküm) kardeşlerinizin arasını düzeltin. Kesin emir var dolayısıyla aman bana ne , boş ver deme şansımız yok Allah(cc) emretmiştir, emir yerine getirilecektir. Lütfen bu farzı önemseyelim. Dargın olanları barıştırma görevimizi yerine getirelim

BARIŞTIRMA BÜTÜN İBADETLERDEN ÜSTÜNDÜR

Cenab-ı hak barıştırmanın ne kadar hayırlı bir iş olduğunu bakın nasıl bize bildiriyor. işte ayet

AYET:”(vessulhu hayrün) Barış en hayırlı iştir.(Nisa- 128) yine kuran-ı kerimde barış çin buyruluyorki

AYET:”(veeslihu zate beynikum) Allahtan korkun. Dargınların arasını düzeltin”(Enfal -1)

Görüldüğü gibi bu ayette dargınlıkları barıştır mamanın suç olduğunu kendisinde korkmamız gerektiğini dargınları barıştırmazsak Allahın emrini yerine getirmemiş olacağımızı bize açıkça bildiriyor. Diğer taraftan peygamberimiz(sav) in bu emri bizzat yerine getirdiğini bizzat dargınların ayağına gidip dargın olanları barıştırdığını biliyoruz. Peygamberimiz(sav) bir gün şöyle buyurdu.

HADİS: ”Size namaz, oruç ve sadakadan daha üstün bir şey göstereyim mi? buyurdu. Evet ya Resulullah dediler. Peygamberimiz(sav) arabulmak, barıştırmaktır. Çünkü aranın bozulması, dargınlık saçı kökünden kazır demiyorum. Dini kökünden kazır, dini yok eder diyorum buyurdu” (Tirmizi kıyame-56) Peygamberimiz (sav ) dargınları barıştırmak için Medine’den ta Küba’ya gitmiştir. işte hadis.

HADİS: ”Bir gün Küba halkı döğüşmüş hatta birbirlerini taşlamışlardı. Bunu haber alan Peygamberimiz(sav) ashabına haydi geliniz. Aralarını düzeltelim diyerek ashabıyla birlikte Küba’ya gitmiştir.(Buhari sulh-2)

SÖZ TAŞIMA VE YALAN BARIŞTIRMADA CAİZDİR.

Kıymetli okuyucularım. Peygamberimiz(sav ) bakın ne buyuruyor. Bu hususta

HADİS: ”Halkın arasını düzelten ve bunun için iyilik kastıyla söz taşıyan ve yine iyilik kastıyla yalan söyleyen yalancı değildir.”(Buhari sulh -1)

Kıymetli okurlarım Allah(cc) ve Peygamberimiz(sav) in namaz oruç ve sadakaya ne kadar önem verdiklerini bu hususta yüzlerce ayet ve hadis olduğunu biliyoruz. Buna rağmen peygamberimiz. (sav) barışmaya o kadar önem veriyor ki dargınların barışmasının bütün ibadetlerden daha önemli olduğunu bize bildiriyor. Üstelik hadisin sonunda dikkat edin dargınlık dini kökünden kazır buyuruyor. Niçin? Çünkü Müslüman kardeşler arasında ki dargınlık ayrılık demek, bölünme demek dolayısıyla parçalanmak yok olmak demektir. Tarih bunun binlerce örneğini vermektedir. Bütün İslam devletleri bu yüzden yıkılmıştır. Kafirlerin en büyük silahı böl parçala yut olmuştur. En son İslam devleti Osmanlı bu şekilde yıkılmıştır. Şimdi de Kürt kardeşlerimiz kışkırtılarak Türkiye bölünmeye çalışılıyor aman dikkat. Bu tezgahın altında İsrail’in olduğu artık belgelenmiştir. İşte bu yüzden dargınları barıştırma emrini aman hafife almayalım.

Bu o kadar önemli ki ayetlerle, hadislerle yasaklanmış olan yalan söyleme ve söz taşımaya dargınlıkları barıştırmak için izin verilmiştir.

İLK BARIŞAN VEBALDEN KURTULUR

Kıymetli okuyucularım birbirine dargın olan Müslümanların Allah’ın ve peygamberimizin yasakladığı bir konuda kendilerine yardımcı olmaya çalışan kendileri farz kılınan bir görevi yerine getiren arabuluculara karşı durmamak barışı seçmek ahlaki ve dini bir görevdir. Dini kökünden kazımak gibi büyük bir peygamber tehdidinden korkmalıdır. Allah’ın barıştırın emrinin yerine getirilmesine zemin hazırlanmalı şeytanın ve nefsin esiri olunmamalıdır. O halde dargınlara düşen görev ilk barışan olmaktır. Sen barışta vebalden kurtul karşındaki barışmazsa vebal onundur. Sen vebalden kurtul. Bakınız hadisi şerif ne buyuruyor.

HADİS: ”Bir Müslüman bir Müslümanla bir sene küs durursa onu katletmiş, öldürmüş gibi günah kazanır.(Ebu Davut edep-55) Bütün bu tehditler yabancı Müslümanlarla olan dargınlıklar için,Ya bu dargınlık ana baba, evlat, karı, koca, akraba arasında ise İşte o zaman dargınların vay haline bunun vebalini günahını düşünmek bile korkunçtur. Bakın Peygamberimiz(sav) buyurdu ki.

HADİS: ”Bir Müslümana din kardeşini 3 gün 3 geceden fazla terk etmesi haramdır. Bu dargınlıkta karşılaştığında ilk defa selam verip barışan en hayırlı olandır. (Buharı, Müslim-riyazüsssalihin-s.946)

DARGINLAR BAĞIŞLANMAZ

Kıymetli okuyucularım peygamberimiz(sav) dargın olan kimseleri Allah’ın affetmeyeceğini bize bildiriyor.

HADİS: ”Her pazartesi ve perşembe günleri ameller Allaha arz olunur. Allah(cc) kendine şirk koşmayan herkesi bağışlar. Ancak kendisi ile din kardeşi arasında dargınlık olan kimseyi barışmadıkça bağışlamaz.(Müslim- Riyazüssalihin- sayfa -946)

Kıymetli okuyucularım dargınlık şeytanın ve nefsin işidir. Gurur yapıp ta önce o barışsın demeyelim ilk barışan biz olalım ve vebalden kurtulalım. Hele hele karı koca arasında evlat ana baba arasında akraba arasında dargınlık tam bir felakettir; affedilmez suçtur. Bu konular işlendiğinde bu konulardaki ayet ve hadisleri size bildireceğiz inşallah. Diyeceksiniz ki hocam öyleleri var ki barışmam bana felaket getiriyor. Huzurum kaçıyor, bela ve musibet başımdan eksik olmuyor. O halde çözüm dargın durmak değil. Peygamberimizin vahşiye dediği gibi benden uzak dur. Amcamı hatırlatıyorsun dediği gibi bizde o kişi ile muhatap olmayız uzak dururuz. Dargınlık ayrıdır. Can ciğer kuzu sarması olmak ayrıdır. Bu istenmiyor dargınlardan küs durma selam ver ama istersen samimi olma. Arana mesafe koy. Olur biter.